Futbol dünyasının kalbi 2026 yılında Kuzey Amerika’da atacak. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan devasa organizasyon, tarihin en geniş katılımlı Dünya Kupası olma özelliğini taşıyor. Toplam 48 takımın 12 grupta mücadele edeceği bu büyük şölende, özellikle G Grubu, barındırdığı farklı futbol ekolleriyle tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Belçika’nın tecrübesi, Mısır’ın yükselen yıldızları, İran’ın direnci ve Yeni Zelanda’nın fiziksel oyunu, futbolseverlere unutulmaz anlar vaat ediyor.
G Grubu’nun Genel Görünümü ve Güç Dengeleri
G Grubu, kâğıt üzerinde Belçika’nın mutlak hakimiyetinde gibi görünse de, turnuvanın genişletilmiş formatı ve değişen kadro yapıları her türlü sürprize kapı aralıyor. 11 Haziran’da Estadio Azteca’da yapılacak açılışla başlayacak olan turnuva serüveninde, takımların güncel form durumları ve FIFA sıralamasındaki yerleri şu şekilde özetlenebilir:
| Ülke | FIFA Sıralaması | Öne Çıkan Yıldız | Tahmini Grup Liderliği Şansı |
|---|---|---|---|
| Belçika | 8 | Kevin De Bruyne | %70 |
| İran | 21 | Mehdi Taremi | %15 |
| Mısır | 32 | Mohamed Salah | %12 |
| Yeni Zelanda | 89 | Chris Wood | %3 |
Yeni statü gereği, grubunu ilk iki sırada bitirenlerin yanı sıra en iyi dört grup üçüncüsünün de bir üst tura çıkacak olması, her maçın ve atılan her golün değerini katbekat artırıyor. Bu durum özellikle Mısır ve İran arasındaki ikincilik mücadelesini daha stratejik bir hale getiriyor.
Belçika: Tecrübe ve Modernizmin Karışımı
Belçika futbolunun “Altın Nesli” için 2026, artık yolun sonu olarak görülüyor. Uzun yıllardır büyük turnuvalarda favoriler arasında gösterilen ancak 2018’deki dünya üçüncülüğü dışında kupa sevinci yaşayamayan Kırmızı Şeytanlar, bu kez daha olgun bir kadroyla sahada olacak. Takımın başında ise Domenico Tedesco’nun ardından görevi devralan tecrübeli teknik adam Rudi Garcia bulunuyor.
Garcia’nın gelişiyle birlikte Belçika, daha esnek bir oyun yapısına büründü. Özellikle 4-3-3 ve 4-2-3-1 formasyonlarını başarıyla uygulayan takımda, oyuncuların rolleri şu şekilde şekilleniyor:
- Orta Saha Yönetimi: 34 yaşındaki Kevin De Bruyne, Napoli’deki başarılı formunu milli takıma taşıyarak oyun kurucu rolünü üstlenmeye devam ediyor.
- Hücum Hattı: Romelu Lukaku, 85 golle ülke tarihinin en skorer ismi unvanını korurken, Jeremy Doku’nun hızı ve dripling yeteneği rakip savunmaların en büyük korkusu olacak.
- Kale Güvenliği: Real Madrid’in file bekçisi Thibaut Courtois, dördüncü kez bir Dünya Kupası’nda boy göstererek savunmanın liderliğini yapacak.
Eleme grubunda Galler’e karşı alınan 4-3’lük galibiyet ve Liechtenstein karşısındaki 7-0’lık skor, Belçika’nın hücum varyasyonlarının ne kadar geniş olduğunu kanıtlar nitelikte.
Mısır ve İran: İkinci Sıra İçin Kritik Kapışma
Mısır, Mohamed Salah önderliğinde tarih yazmak istiyor. Şimdiye kadar katıldıkları hiçbir Dünya Kupası’nda galibiyet alamayan “Firavunlar”, bu makûs talihi kırma niyetinde. Liverpool’un efsane ismi Salah, Nisan 2026’da yaşadığı sakatlık nedeniyle taraftarları korkutsa da turnuvaya tam kapasiteyle yetişmesi bekleniyor. Salah’a hücumda Manchester City formasıyla parlayan Omar Marmoush ve ligimizin yakından tanıdığı Mostafa Mohamed eşlik edecek.
Öte yandan İran, “Team Melli” olarak bilinen dirençli yapısıyla grupta dengeyi bozmaya aday. Mehdi Taremi’nin Olympiacos’taki golcü kimliği, İran’ın en büyük kozu. İran’ın öne çıkan özellikleri arasında şunlar yer alıyor:
- Kompakt ve aşılması zor savunma bloğu.
- Hızlı hücumlarla rakibi hazırlıksız yakalama becerisi.
- Fiziksel temaslı oyunda üstünlük sağlama yeteneği.
Mısır ve İran arasındaki 26 Haziran’da Seattle’da oynanacak maç, grubun kaderini belirleyecek. Bu maç öncesinde yerel komitenin planladığı tematik kutlamaların FIFA tarafından reddedilmesi gibi diplomatik detaylar, karşılaşmanın gerilimini saha dışına da taşıyor.
Yeni Zelanda ve Turnuva Lojistiği
16 yıllık aranın ardından yeniden devler sahnesine çıkan Yeni Zelanda, grupta “kapalı kutu” rolünde. Nottingham Forest’ın kule santrforu Chris Wood, takımın hem kaptanı hem de en önemli gol ayağı. Wood’un elemelerdeki 9 gollük performansı, Yeni Zelanda’nın kolay pes etmeyeceğinin en büyük göstergesi.
G Grubu maçları, coğrafi olarak Batı Kıyısı ağırlıklı planlanmış durumda. Takımlar Seattle’daki Lumen Field, Inglewood’daki SoFi Stadium ve Vancouver’daki BC Place arasında seyahat edecekler. Bu şehirlerin birbirine yakınlığı, oyuncuların seyahat yorgunluğunu azaltan önemli bir faktör olarak görülüyor.
Maç Programı ve Yayın Bilgileri
Futbolseverler, G Grubu’ndaki tüm heyecanı Türkiye’de TRT ekranlarından takip edebilecek. Maçların büyük bir bölümü TRT 1 ve TRT Spor üzerinden şifresiz olarak yayınlanacak. ABD ile Türkiye arasındaki saat farkı nedeniyle karşılaşmaların bir kısmı gece yarısından sonra ve sabaha karşı oynanacak olsa da, dijital platform Tabii üzerinden tüm maçların tekrarına ulaşılabilecek.
Grubun açılış haftasında Belçika ile Mısır karşı karşıya gelirken, İran ise Yeni Zelanda karşısında puan arayacak. Bu maçların sonuçları, gruptaki domino etkisini başlatacak ve üst tur yolundaki düğümü çözecek.
“Dünya Kupası sadece bir spor organizasyonu değil, farklı kültürlerin yeşil sahada buluştuğu evrensel bir dildir.”
2026’nın bu heyecan verici grubunda kimin ayakta kalacağı, tecrübenin mi yoksa açlığın mı kazanacağı merak konusu. Ancak kesin olan bir şey var ki; G Grubu, futbolun tüm renklerini Seattle’dan Vancouver’a kadar uzanan o geniş coğrafyada bizlere sonuna kadar hissettirecek.

